Rutin Gücü: Her Gün Bir Adım
Eylül 7, 2025
Odaklan: Gürültüyü Sustur, İç Sesini Dinle
Eylül 23, 2025
Rutin Gücü: Her Gün Bir Adım
Eylül 7, 2025
Odaklan: Gürültüyü Sustur, İç Sesini Dinle
Eylül 23, 2025

Neden Zamanı Yönetmek Önemlidir?

Sabah masaya oturuyorsun, kitap açık ama zihnin başka yerde. Gün bitiyor ve “Hiç çalışamadım” diyorsun. Bu durum sana tanıdık geliyorsa, sorun çalışmakta değil; ritmini kurmamış olmakta.

Zamanı yönetmek, sadece saatleri bölmek değil; zihnini dinlemek, enerjini korumak ve kendi iç temposunu tanımaktır. Çünkü bu maraton sadece bilgiyle değil, zamanla da kazanılır.

Tıpkı koşuya çıkan bir sporcunun nefes ritmini bulması gibi, senin de kendi çalışma ritmini bulman gerekiyor. Koşuya çıktığında önce nefesini dinlersin. Her adımın bir ritmi, her nefesin bir düzeni vardır. Zihnini dinlemek de aynı şeydir.

Maratonun başında herkes heyecanlıdır. Ayakkabılar bağlanır, gözler ileriye çevrilir. Ama gerçek koşucular bilir ki, yarışın kaderi ilk dakikalarda değil, ritmin ne zaman kurulduğunda belirlenir.

Ritmini kur, zamanla yarışma; onunla uyum içinde ilerle.

Bugün birlikte ritmini kuracağız. Hangi saatlerde daha verimli olduğunu, hangi anlarda dikkatin kolayca dağıldığını fark edeceğiz. Bu farkındalık seni sadece sınava değil, hayata da hazırlayacak.

Unutma, her koşucunun bir nefes düzeni vardır. Senin de bir çalışma ritmin var. Şimdi onu keşfetme zamanı.

Zaman Yönetiminin Psikolojisi

Zamanı yönetmek sadece “program yapmak” değildir. Asıl amaç zihnini rahatlatmak, enerjini korumak ve odaklanmayı kolaylaştırmaktır. Bu strateji, öğrencinin hem akademik hem duygusal gücünü dengede tutar. İşte bu sürecin dört temel psikolojik faydası:

1. Zihinsel Yükü Hafifletir

Zihinsel yük, yapılacaklar listesinin belirsizliğiyle artar. Öğrenci ne zaman ne yapacağını bilmediğinde, zihni sürekli uyarı halinde kalır. Bu da yorgunluk ve kaygı oluşturur.

Örnek:

Ayşe, gün içinde hangi derse çalışacağını bilmediği için sürekli karar vermek zorunda kalıyor. Bu kararlar enerjisini tüketiyor. Ancak haftalık plan yaptığında zihni rahatlıyor çünkü karar verme yükü azalıyor.

Uygulama:

Haftalık planın görünür bir yerde olması (örneğin masa üstü veya defter kapağı) zihni rahatlatır. Öğrenci “Ne yapacağım?” sorusunu değil, “Şimdi sırada ne var?” sorusunu sorar.

2. Enerjiyi Doğru Yerde Kullanırsın

Enerji sadece fiziksel değil, zihinsel bir kaynak. Plansız çalışma enerjiyi dağınık kullanır. Planlı çalışma ise enerjiyi odak noktalarına yönlendirir.

Örnek:

Mehmet, sabah saatlerinde daha verimli olduğunu fark etti. Bu saatleri matematik gibi zor derslere ayırdı. Akşam saatlerini ise tekrar ve hafif konulara bıraktı. Böylece enerjisini doğru zamanda doğru işe harcadı.

Uygulama:

Öğrenci kendi “enerji saatlerini” keşfetmeli. Sabah mı daha üretken? Akşam mı daha rahat? Bu farkındalık planın temelini oluşturur.

3. Odaklanmayı Kolaylaştırır

Zaman bloklama, dikkat süresini yönetmenin en etkili yollarından biridir. Belirli sürelerle çalışmak, zihni “şimdi odaklanma zamanı” mesajıyla yönlendirir.

Örnek:

Zeynep, 25 dakikalık çalışma + 5 dakikalık mola sistemini uygulamaya başladı. Bu sistem dikkatini dağıtmadan çalışmasını sağladı. Mola sırasında kısa yürüyüşler yaparak zihnini tazeledi.

Uygulama:

Öğrenci kendine uygun blokları belirlemeli:

• 25 dakika – konu anlatımı

• 5 dakika – nefes egzersizi

• 45 dakika – soru çözümü

• 15 dakika – gevşeme veya müzik

4. Kontrol Hissini Artırır

Plan yapmak öğrencinin süreci yönetme hissini güçlendirir. Bu da kaygıyı azaltır ve motivasyonu artırır. Çünkü kontrol duygusu belirsizliğe karşı en güçlü kalkandır.

Örnek:

Ali, sınav yılı boyunca haftalık planlarını kendi hazırladı. Her hafta sonunda planını gözden geçirip güncelledi. Bu süreç ona “Ben bu süreci yönetiyorum” hissini verdi. Kaygısı azaldı, motivasyonu arttı.

Uygulama:

Öğrenciye haftalık plan defteri önerilebilir. Her hafta sonunda şu üç soruyu yanıtlaması faydalı olur:

1. Bu hafta neyi başardım?

2. Nerede zorlandım?

3. Gelecek hafta neyi değiştireceğim?

Ümit’ten Soru – İçsel Sorgulama

“Zamanını planladığında kendini daha güçlü hissediyor musun? Yoksa koşuşturmayla geçen günlerin ardından ‘hiç boş vaktim yok’ diye mi şikâyet ediyorsun?”

Bu soru sadece bir planlama çağrısı değil; aynı zamanda bir farkındalık davetidir. Çünkü zaman yönetilmediğinde sessizce kontrolü ele alır. Gün dağılır, saatler akar, öğrenci ne yaptığını değil, ne yetiştiremediğini düşünmeye başlar. Oysa ritim kurulduğunda her saat bir anlam kazanır. Her adım bilinçli olur.

Mini Egzersiz – Ritim Günlüğü

Bu hafta kendine şu soruyu sor:

“Hangi saatlerde en verimli çalışıyorum?”

Bu sorunun cevabı senin ritmini belirleyecek. Herkesin verimli saatleri farklıdır. Kimisi sabahın sessizliğinde odaklanır, kimisi akşamın dinginliğinde derinleşir. Önemli olan kendi ritmini tanımaktır.

Uygulama:

3 gün boyunca aşağıdaki tabloyu doldur. Her günün sonunda, hangi saatlerde ne yaptığını ve ne kadar verimli hissettiğini not al.

 

Bu tablo senin ritim haritan olacak. Üç günün sonunda hangi saatlerin senin için daha verimli olduğunu göreceksin. Bu verilerle haftalık planını oluşturmak çok daha kolay olacak.

Alternatif: Ümit’in Örnek Ritim Planı

“Her koşucunun bir nefes düzeni vardır. Senin de bir çalışma ritmin var.”

Bu plan sadece bir öneri. Senin ritmin farklı olabilir. Önemli olan bu ritmi fark etmek ve ona göre hareket etmektir. 

Ritimle Koşmak, Kendinle Yarışmak

“Zamanı yönetmek, enerjini korumaktır. Ritim kurulduğunda adımlar kendiliğinden gelir.”

Bir maratoncu her kilometrede aynı hızla koşmaz. Bazen hızlanır, bazen yavaşlar. Ama ritmini kaybetmez. Çünkü ritim dış koşullardan değil, iç dengeden beslenir. Senin de bu sınav yolculuğunda ritmin sadece ders saatlerinden değil; uyku düzeninden, molalarından, hatta duygusal iniş çıkışlarından oluşur.

Örnek:

Elif, haftalık planını yaparken sadece ders saatlerini değil, yürüyüş zamanlarını, kitap okuma molalarını ve arkadaşlarıyla sohbet ettiği saatleri de ekledi. Bu plan onun ritmini korumasını sağladı. Çünkü sadece çalışmak değil, dinlenmek de ritmin bir parçasıdır.

“Unutma, bu maraton senin ritminle koşulacak.”

Bu cümle sana dışarıdan gelen baskılara değil, kendi iç sesine kulak vermeni hatırlatıyor. Herkesin ritmi farklıdır. Kimisi sabah erken saatlerde parlıyor, kimisi gece sessizliğinde derinleşir. Önemli olan başkalarının temposuna değil, kendi iç gücüne göre adım atmaktır.

Uygulama Önerisi:

Haftalık planını yaparken şu üç bölümü mutlaka ekle:

• Odak saatleri: En verimli olduğun zaman dilimleri

• Dinlenme alanları: Mola, yürüyüş, nefes egzersizi

• Duygusal destek noktaları: Seni rahatlatan aktiviteler (müzik, sohbet, yazı yazma)

Ritim Kurmak Yetmez, Onu Korumak Gerek

“Zamanı yönetmek, enerjini korumaktır. Ritim kurulduğunda adımlar kendiliğinden gelir.”

Ritmini kurdun. Artık hangi saatlerde daha verimli olduğunu biliyorsun. Ama bu ritim, dış dünyadan gelen seslerle bozulabilir. Bildirimler, ekranlar, sosyal medya… Hepsi zihninin temposunu dağıtabilir. İşte bu yüzden ritmi korumak, onu kurmaktan daha zordur.

Örnek:

Berk, sabah saatlerinde çok verimli çalıştığını fark etti. Ancak telefonuna gelen mesajlar ritmini sürekli kesintiye uğrattı. Dijital dikkat dağılması, onun planlı saatlerini etkisiz hale getirdi. Sonunda bildirimleri kapatıp çalışma saatlerinde dijital minimalizme geçti. Ritim yeniden kuruldu.

“Unutma, bu maraton senin ritminle koşulacak. Ama ritmini korumak için gürültüyü susturman gerek.”

Bir sonraki yazıda bu ritmi nasıl sürdüreceğini konuşacağız. Ümit sana şu soruyu soracak:

“Dikkatin nerede, sen oradasın.”

Dijital minimalizm, Pomodoro tekniği ve zihinsel berraklık için önerilerle ritmini korumanın yollarını birlikte keşfedeceğiz.

Ümit’ten Haftalık Mesaj

“Zamanı yönetmek, enerjini korumaktır. Ritim kurulduğunda adımlar kendiliğinden gelir.”

Tüm sınavlarda başarılar ve kolaylıklar diliyorum!